Sushi yemek, sadece bir öğünü geçiştirmek değil, yüzyıllardır süregelen bir ritüele dahil olmaktır. Ancak bu deneyimi gerçek bir şölene dönüştürmek için bazı küçük ama hayati teknikleri bilmek gerekir. Japonya’da sushi yerken yapılan en yaygın hata, pirinci doğrudan soya sosuna daldırmaktır. Pirinç, doğası gereği sosu bir sünger gibi çeker ve sushinin o narin dengesini bir anda tuzlu bir baskıya dönüştürür.

Doğru olan yöntem, sushiyi (özellikle bir Sake Nigiri’yi) hafifçe yan yatırıp sadece balık kısmını soya sosuyla buluşturmaktır. Bu sayede hem balığın tazeliğini hissedersiniz hem de pirincin dağılmasını engellersiniz. Ayrıca sushiyi tek lokmada yemek, şefin tasarladığı tüm tat dengesinin aynı anda damağınıza yayılmasına olanak tanır. Japon mutfağında “bütünlük” her şeydir; bir ısırık pirinç, bir ısırık balık bu bütünlüğü bozar.

Peki ya o meşhur Wasabi? Çoğu zaman soya sosunun içinde tamamen eritilen wasabi, aslında balığın tazeliğini ön plana çıkarmak ve damaktaki aromayı keskinleştirmek için kullanılır. Eğer acıdan keyif alıyorsanız, wasabiyi sosun içinde kaybetmek yerine, balığın üzerine küçük bir nokta halinde dokundurmayı deneyin. Yume’de hazırladığımız Tenka Ebi No Yume gibi özel roll’larımızda şefimiz sos dengesini zaten kurmuştur; size sadece bu dengenin tadını çıkarmak kalır.

Yemeğin yanında servis edilen zencefil turşusu (Gari) ise bir garnitür değildir. Görevi, farklı sushi türleri arasında damağınızı temizlemektir. Örneğin, yağlı bir somonun ardından levrek nigiriye geçmeden önce bir parça zencefil yemek, bir sonraki lezzeti ilk kez tadıyormuşsunuz gibi taze hissetmenizi sağlar. Yume’de sushi masasına oturduğunuzda, sadece karnınızı doyurmaz, bu zarif kültürün bir parçası haline gelirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir